Değerli iş insanları, kıymetli meslektaşlarım,
Marmara Bölgesi, Türkiye imalat sanayiinin yaklaşık yarısını ve ihracatının üçte ikisini üretiyor. Bu bölgede alınan bir yatırım kararı, kurulan bir tezgâh, kapanan bir vardiya yalnızca o işletmeyi değil; ülkenin üretim dengesini ilgilendiriyor. Marmara İş Dünyası Platformu’nu, bu ağırlığın hakkını veren bir zemin kurmak için kurduk.
Bir bölgenin ağırlığı, bir sorumluluk demektir
Rakamlar bir imtiyaz değil, bir yükümlülüktür. Türkiye ekonomisinin nasıl gittiğini anlamak isteyen herkes önce bu bölgeye bakıyor; dolayısıyla burada üretenlerin sesi de derli toplu, ölçülü ve belgeli çıkmak zorunda. Dağınık şikâyet, karar alıcının masasında gürültüye dönüşür. Bizim işimiz o gürültüyü veriye dayalı bir öneriye çevirmektir.
Neden yeni bir platform?
Ülkemizde iş dünyasının çok sayıda temsil kuruluşu var ve her biri kendi alanında kıymetli işler yapıyor. MAİD’i ayıran üç sade tercihtir:
- Bölge odaklıyız. Gündemimizi İstanbul, Kocaeli, Bursa, Sakarya, Tekirdağ, Balıkesir ve komşu illerin gerçek sorunları belirler; genel geçer başlıklar değil.
- Görüşlerimiz komisyonlarda üretilir. Raporlarımız masa başında değil, sektörün içinden gelen üyelerin bir araya geldiği komisyonlarda hazırlanır. Sahada karşılığı olmayan bir cümleyi savunmayız.
- Bağımsızız. MAİD hiçbir siyasi oluşumun uzantısı değildir. Kamu kurumlarıyla ilişkimiz, üyelerimizin sorunlarını kayda geçirmek ve çözüm önerisi sunmakla sınırlıdır.
Ölçüye dayalı temsil
Otuz beş yıldır mali müşavirlik, bağımsız denetim ve adli bilirkişilik yapıyorum. Bu mesleğin öğrettiği tek bir şey varsa o da şudur: sayılar konuşmaya başladığında tartışma biter. Bir işletmenin nakit akışının bozulduğunu en önce bilanço söyler; bir sektörün tıkandığını kredi maliyeti ve tahsilat vadeleri anlatır.
Bir talebin karşılık bulması için haklı olması yetmez; ölçülebilir olması da gerekir. Biz önce ölçer, sonra konuşuruz.
Önümüzdeki dönemin dört başlığı
Komisyonlarımızın çalışma programı bu dönem dört başlıkta yoğunlaşıyor:
- Finansmana erişimSanayinin bugünkü sıkışması yalnızca talep değil, işletme sermayesi sorunudur. Vade uzuyor, banka kredisi daralıyor ve pazarlık gücü sınırlı üretici fiilen müşterisini finanse eder hâle geliyor. Tedarik zinciri finansmanının yaygınlaşmasını ve kefalet sistemlerinde mikro ve küçük ölçeğin ayrı değerlendirilmesini savunuyoruz.
- Yeşil dönüşümSınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülük aşamasına geçmesiyle karbon, ihracatçı için bir maliyet kalemi hâline geldi. Bunu yalnızca bir yük olarak okumuyoruz: ürün bazında karbonunu ölçebilen firma, enerji verimliliği yatırımının geri dönüşünü de hesaplayabilir.
- Nitelikli insan kaynağıMarmara işgücü çeker; ancak barınma ve ulaşım maliyeti bu çekimi zayıflatıyor. İşveren artık yalnızca ücretle değil, çalışanın yol süresiyle de rekabet ediyor. Sanayi bölgeleri ile yerel yönetimler arasında ortak çözüm gerekiyor.
- DijitalleşmeKOBİ ölçeğinde engel bütçe kadar yöntemsizliktir. Yazılım alınır, kimse kullanmaz. Biz teknolojiden değil süreçten başlıyoruz: önce ölçülen bir sorun, sonra ona uygun araç.
Kalıcı eser bırakmak
İş insanı olmanın, kazandığını üretime ve topluma döndürmekle anlam kazandığına inanıyorum. Doğduğum şehir Kilis’te 24 derslikli bir lise yaptırıp Millî Eğitim Bakanlığımıza bağışladım; İstanbul Kağıthane’de cami ve eğitim kompleksini hayata geçirdim. Bunları bir övünç olarak değil, bir ölçüt olarak paylaşıyorum: kurumların başarısı bilançoda değil, geride bıraktığı kalıcı eserde ölçülür. MAİD’in sosyal sorumluluk anlayışı da budur — üyelerimizin tek tek yaptığı iyi işleri, birlikte yapılabilir projelere dönüştürmek.
Davet
MAİD’in kapısı, Marmara Bölgesi’nde üretime, ticarete ve hizmete emek veren herkese açıktır. Sizi yalnızca üye olmaya değil, komisyonlarımızda sorumluluk almaya davet ediyorum. Bu platformun gücü, üyesinin masasındaki soruna ne kadar yaklaştığıyla ölçülecek.
Saygılarımla.
Ahmet KARAKILINÇ
Genel Başkan